KALP KIRILMASI SADECE PSİKOLOJİK DEĞİLMİŞ???

admin     10-08-16     Genel     , ,      6 Defa Okundu

Çok sevdiği yakınlarını kaybeden kişilerde kalp rahatsızlığı ya da felç geçirmeye neden olabilen kalp ritim bozukluğu riskinin arttığı tespit edildi.

Bu riskin, vefat olayından sonraki iki hafta içinde en yükseğe çıktığı, bir yıl sonra ise normale döndüğü belirlendi.

Bilim adamları, çok sevdiği bir yakınını kaybedenlerde, felç ya da kalp rahatsızlıklarına sebep olabilen aritmi (atrial fibrillation) riskinin diğer kişilere göre yüzde 41 fazla olduğunu tespit etti.

“KALP KIRILMASI” SADECE PSİKOLOJİK DEĞİL

Danimarkalı bilim insanları tarafından gerçekleştirilen ve Open Heart Journal’da yayımlanan araştırma, “kalp kırılmasının” sadece psikolojik bir olgu olmadığını, fizyolojik sonuçlarının da bulunduğunu gösterdi.

DUYGUSAL TRAVMALARIN FİZYOLOJİK ETKİSİ ÖLÇÜLDÜ

1995 ile 2014 yılları arasında ritim bozukluğu tanısı konulan 88 bin 612 hasta ile sağlıklı 886 bin 120 kişinin karşılaştırıldığı araştırma, duygusal travmaların fizyolojik etkilerinin ölçülmesine yardımcı oldu.

ARİTMİYE YAKALANMA RİSKİ YÜZDE 41 ARTIYOR

Araştırmaya göre, çok sevdiği bir yakınını kaybeden kişilerin kalp rahatsızlıkları ve felce sebebiyet verebilen aritmiye yakalanma riski, diğer kişilere göre yüzde 41 artıyor. 60 yaşın altındaki kişiler ile yakınını hiç beklemediği bir anda kaybedenlerde ise bu risk daha da yüksek. Yakınını aniden kaybedenlerde riskin yüzde 57 fazla olduğu kaydedildi.

Aritmiye yakalanma riskinin vefat olayından sonraki iki haftada en yükseğe çıktığı, bir yıl sonra ise riskin diğer insanların seviyesine gerilediği belirtildi.


Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?